20 Haziran 2008
11:36 |
doski |
5 yorum
| etiket:
Hepsi - Seni Kalbimden Almak Mı?
Bu hayatta başımıza gelen herşey
Ne verdiğin ne aldığın
Bizi birbirimizden ayıran tek şey
Kime nasıl inandık
Seni kalbimden
atmak mı
Seni kalbimden
atmak mı
Yok yok yok yoookk
Seni kalbimden
atmak mı
Seniş gönlümden atmak mı yokk
Sana sevgim kendimden çokkk
20 Haziran 2008
11:34 |
doski |
9 yorum
| etiket:
Boşa vakit yok
İşte her gün böyleyim
Dalıp gitmişim, öğretmen kızdı!
Sendin aklından,
Halledersin diyorlar arkadaşlar
Bu sensin! İstersen her şeyi alırsın
Bu sensin! Hayat bir eğlence, gülsene
Güçlüsün, istersen dünya elinde
Parlarsın unutma, sen bir yıldızsın gel bize
Bugün okul yok
Bir şeyler bulmam lazım
Derdim tasam yok
Sokaklarda dolaşsam
Annem gel der
Evinden uzak kaldın
Ama ben bugün
Arkadaşlarla eğlenmek,
havaya uçmak isterim
Beni dinle
NAKARAT
Kendin olmak varken asla başkasına bakma
İnan ki sen bir perisin
Beni dinle
NAKARAT
İnan ki sen bir perisin
İnanmalısın güven bana
20 Haziran 2008
05:21 |
doski |
0 yorum
| etiket:
1. Bölüm
İstanbul’da, aynı mahallede, aynı meydanda iki rakip düğün salonu... Bir tarafta, orada evlenenlerin ayrılmadığına inanılan, eski düğünlerin nostaljik tatlarını yaşatan, yıllanmış “Uğurlu Düğün Salonu”, diğer tarafta, onu yıpratmayı amaç edinmiş, duygusuz ve göstermelik düğünlerin mekanı “Kudret Düğün Sarayı. Biri, Avni Bey’in muhafazakar tutumuyla çağın gerisinde kalmış, rağbet görmeyen bir salon, diğeri tüccar zihniyetli Kudret’in işlettiği, çağa ayak uydurmuş, modern, dolup taşan bir mekan.
Kudret, gençliğinde Uğurlu Düğün Salonu’nda çalışırken, Avni Bey’in kızı Şükran’la büyük bir aşk yaşamıştır. Ancak uğradığı haksızlık sonucu işten atıldığında, Şükran’ın da babasının yanında yer almasıyla yaralanmış ve içindeki büyük hırsla tam karşılarına rakip bir düğün salonu açmıştır. Yıllar sonra Avni Bey’in hastalanmasıyla Şükran’ın salonun başına geçmesi, iki eski aşığı yeniden karşı karşıya getirir. Başkaları için yepyeni bir yaşama açılan düğün salonları, onlar için geçmişten kalan bir hesaplaşma alanıdır. Bitmeyen hınçların, hırsların ve ihtirasların mekanı…
Ancak Şanlıurfa’dan kalkıp gelen türkücü Bayram’ın tesadüfler sonucu Uğurlu Düğün Salonu’na şarkıcı olması, her şeyi değiştirir. Yetimhanede büyüyen Bayram’ın asıl amacı, şöhret olmak ve böylece yıllardır aradığı anne babasının ortaya çıkmasını sağlamaktır. Bayram üstün yeteneğiyle salonu kalkındırırken, Kudret’e de sürekli zarar vermeye başlar. Ancak Şükran’ın kızı Çiçek’e duyduğu aşk, işleri iyice çıkmaza sokar. Çünkü onlar farklı kültürlerin, ayrı dünyaların insanlarıdır.
Birinci bölümün konusu ise şöyle; Şanlıurfa’da kendi halinde yaşayan güzel sesli Bayram, bir düğün salonunda düzenlenen ses yarışmasına katılıp meşhur olmak için İstanbul’a gelir. Ancak sonuç hiç de beklediği gibi olmaz. Bayram kendini görkemli Kudret Düğün Sarayı ile adını orada evlenenlerin hiç ayrılmadığı inancından alan Uğurlu Düğün Salonu arasındaki büyük çekişmenin ortasında bulur. Üstelik bu mahallede işler hiç de görüldüğü gibi değildir. Babasının hastalanmasıyla Uğurlu Düğün Salonu’nun başına geçmek zorunda kalan Şükran’ın, 25 yıl sonra mahalleye dönüş yapması, Kudret’le aralarındaki eski hesaplaşmaları da gündeme getirir. Başkaları için, mutlu yuvalara atılan adımların ilk durağı, onlar için geçmişten kalan bir hesaplaşma alanıdır. Tesadüfler sonucu düğün şarkıcısı olan Bayram’ın, Şükran’ın güzel kızı Çiçek’e duyduğu platonik ilgi ise ortalığı daha da karıştıracaktır.